|
29 Nisan Dünya Dans Günü
Mesajı
Armada'nın
dans sever tüm konuklarının Dünya Dans Günü kutlu olsun!

2008
Mesajı için Sanatsal Kolaj: Luca di Paolo
Fotoğraf: John Hogg - Grafik Tasarım: proietti-artcreations.com
UNESCO
bu
yılın mesajını Güney Afrikalı kadın dansçı/koregraf Gladys
Faith Agulhas'a yazdırmış, paylaşıyoruz:
Dansın
ruhunun, Rengi, seçilmiş bir Şekli ya da Ölçüsü yok,
Ama o Birliğin Gücünü, Kuvvetini
Ve içimizdeki Güzelliği kucaklar.
Genç, Yaşlı, bir Engelli kişi, Dans eden her Ruh,
Hareket eden sanatı değiştirerek fikirleri yaşama dönüştürür.
Dans, imkansızı mümkün kılanı yansıtan aynadır.
Dokunacak, işitecek, hissedecek ve deneyecek herkes için.
Kalplerimizden ve Ruhumuzdan gelen sesler bizim
ritmimizdir,
Bizim her hareketimiz, insanlığın tarihini açığa çıkarır.
Dansta, İnsan Ruhu, Özgürlüğü doyasıya kucaklayabilir.
Ne zaman ellerimiz birbirine değse, güzel bir şey
olur,
Vücut, Ruhun hatırladığını, hareketle resmeder.
Dans, herkesin erişebileceği iyileştirici bir güctür,
Sen, benim gözlerim olursun, ben senin ayakların.
ULUSLARARASI DANS GÜNÜnü kutlayın,
Birbirinizi iyileştirmek için Dans Tutkunuzu kullanın,
Danseden toplulukları bir arada tutun,
En önemlisi, kendi başınıza olabileceğinizin En İyisi olun,
Bizleri bir arada tutacak olan şey Dansın Ruhu ve Gücüdür.

Bu yıl
bir de Türkiye'den verilen dans günü mesajımız var:
DÜNYA
DANS GÜNÜ’NDE TÜRKİYE’DEN MERHABA!
Osman
ŞENGEZER
Dil,
din, ırk, renk, kültür, ayrımına karşı çıkan, hiçbir aracıya, çevirmene
gerek duymayan, evrenseli yakalamış bir sanat dalı. İnsanı insana,
insan bedeniyle anlatan, yorumlayan bir sanat.
İnanılmaz
çok yönlülüğü, engin kültürü ve de insanlığı şaşırtan dehasıyla
Atatürk
1936’da Ankara Devlet Konservatuvarını kurdurdu. Konservatuvarda
bale de öngörüldüyse de, bu olgu 1950’de gerçekleşebildi. Türkiye’ye
1947’de gelen dünyanın on büyük bale otoritesinden biri olan Dame
Rinette Valois 1948’de Yeşilköy’de Bale Okulu’nu kurdu. Sevgili
“Madam” Türk balesini 100 yaşına kadar yalnız bırakmadı.
1950’de
Ankara’ya taşınan Valois’in Devlet Konservatuvarı’nda bir avuç gençle
başlattığı bayrak yarışı sürüp gitti. Avrupa’da yarım asır önce
başlamış bu sanata hızla adapte oldu. Alt yapısı zengin bir folklör
kültürüne dayanan insanımız bu oluşuma ayak uydurdu. İlk kuşak dansçılar
uzun yıllar büyük uğraş vererek, bizde yeni bu sanat anlayışını
yaygınlaştırdılar, anlattılar, sevdirdiler.
Devlet
Tiyatroları bünyesindeki Opera Bölümü, uzun politik ve ekonomik
uğraşlardan sonra ayrılıp Devlet Operası adını aldı. Baleye yakınlıyla
bilinen, büyük opera adamı Aydın Gün, bu oluşumu yeterli bulmadı
ve de Valois’nın katkılarıyla ismi değiştirilerek Devlet Opera ve
Balesi Genel Müdürlüğü kuruldu.
Yetişen
yeni kuşaklar çoğalarak koreograf, besteci, notatör, öğretmen, repetitör
sahne gerisi kadrolarını oluşturdular. Buna paralel olarak orkestralar
kuruldu; müzikçiler çoğaldı, dekoratörler kostüm çizerleri bale
için çalışmaya başladı. Yurt genelinde konservaturların sayısı arttı.
Üniversitelere dans bölümleri eklendi; özel bale, dans okulları
yaygınlaştı. Yayımlanan kitaplar, dergiler, düzenlenen sempozyumlar,
belgesel filmler, yarışmalar bir güç oluşturdu. Eleştirmenleri,
araştırma yazarlarıyla birleşip; ülke çapında bir “Dev” olarak nefes
olmaya başladı. Politik ve siyasi çalkantıları ustalıkla atlatıp,
kendi yolunda ustalığa, olgunluk çağına ulaştı. Doğal olarak ülke
kültür politikalarında daha aşılacak çok virajlar bulunmakta. Ama
bu potansiyel güç, bir çok çözüm geliştirecektir.
International
Theatre Institute UNESCO - Uluslar arası Tiyatro Enstitüsü UNESCO
1982’den bu yana her 29 Nisan’da Dünya Dans Günü’nü kutluyor. Klasik
balesiyle, modern dansıyla, tiyatro balesiyle, caz ve salon danslarıyla,
folklor danslarıyla Dünya Dans Gününe “Merhaba!”.
|
|