Armada’nın hizmete girdiği ilk yıllarda 50'li 60'lı yılların "radyolu günlerine" bir gönderme olarak tasarlanan ve “Radio Bar” olarak bilinen bu mekân, son bir kaç yıldır İstanbul'un “Misafir Odası”oldu. Tıpkı yüzyıl başı İstanbul'unun kentsoylu evlerindeki gibi "Art Nouveau" koltuk ve kanapeler, onlara uygun sehpalar, abajurlar, yine bir kaç eski radyo, müzik kutusu, İstanbul kitaplığı, gazete-dergi sehpası ve piyanosu ile “Misafir Odası” yerli - yabancı herkesi içine çekiyor. Odanın bir köşesine çekilen “Radio Bar” ise varlığını neon ışıkları ve antik içki dolabıyla sürdürüyor.

Radio Bar’ın tarihi ilginçtir. Örneğin ilk kez "Radio Bar"da sahneye çıkıp, sonra da ün kazanan Fransız sanatçılar vardır. "La Baronne" sahne adını kullanan Sylvie Cobo bunlardan biriydi. Türk müzisyenler de "Radio Bar" da zaman zaman canlı müzik yaparlar. Emin Fındıkoğlu Caz Üçlüsü gibi.