Tarihi yarımadanın ikibinüçyüz metrekaresini toplantılarınız için kullanabileceğinizi hiç düşündünüz mü? Armada da beş adet toplantı salonu, özel davetlerinize ev sahipliği yapacak muhteşem bir Teras ve bir de çok amaçlı “Armada Salon” var...

Marmara Denizi’nin tadını çıkararak yanaşacağınız Ahırkapı İskele’miz; seyyar arabalarımızla yaptığımız geleneksel sunumlarımız, Sultanahmet Camii, Ayasofya ve Adalar’la çevrili odalarımız, konuklarınızın dinlenme alanı veya bar olarak kullanabileceği bir Misafir Odası, Teras’ımız ve açık büfe sabah kahvaltılarımız, çok amaçlı toplantı salonlarımızda yapacağınız verimli toplantılara renk katacak.

• Yazı Tahtası
• “BOSE” Profesyonel Ses Düzeni ve Görüntü olanakları
• Tepegöz
• Barkovizyon (ücretli)
• Perde ( 3x2) (3×2)
• DVD Oynatıcı
• TV
• Video
• Kablosuz Mikrofon
• Yaka Mikrofonu
• Kablosuz İnternet Bağlantısı (ücretsiz)
• “Business Center” içinde iki adet Bilgisayar ve Faks

• Şehir merkezine uzaklık: Taksim 5km
• Atatürk Havaalanı’na uzaklık: 17 km
• Sabiha Gökçen Havaalanı’na uzaklık: 55 km
• 2010 yılında hizmete giren “Ahırkapı İskelesi” ile özel tekneniz veya deniz taksi ile artık Armada’ya ulaşmak daha da kolay.

• Toplam Oda Sayısı: 108
• Toplam Yatak Sayısı: 216
• Standart: 60
• Superior: 40
• Deluxe : 8

Ziyafet / İkram

Armada Otel'de düzenleyeceğiniz etkinlik ve toplantılarda, özgün İstanbul lezzetlerini günümüze taşıyan Armada mutfağı da hizmetinizde olacaktır. Toplantı aralarında sunulan çay ve kahvenin yanısıra geleneksel Türk atıştırmalıklarından simit ve kaşar, taze kurabiye ve poğaçalardan başlayan bu çizgi, yemeklerde de geniş bir yelpazeden kendi seçeceğiniz ikramlara kadar uzanır. Toplantı molaları için ikram genellikle Havuzlu Kahve'de, seyyar ikram arabalarından yapılır. Yemekler için aşağıdaki tabloda kapasitelerini göreceğiniz Armada Salon ve Armada Teras lokantaları devrede tutulur.

Toplantı Salonlarımızın Kapasiteleri

Kişi sayılarına tıklayarak toplantı odalarının krokilerini görebilirsiniz.

 
Barbaros
Preveze
Reis
Kadırga
Levend
Yükseklik*Boy*En (m) 3x20x10 3x21x8 3x9x7 3x7x5 3x6x4
195 m² 170 m² 60 m² 33 m² 15 m²
Sınıf Düzeni 99 99 30 - -
Tiyatro Düzeni 180 180 60 14 -
U Masa Düzeni 50 60 22 14 10
Yuvarlak Masa 140 120 - - -
Kokteyl 200 200 - - -

 

Yeme-İçme Mekanlarımız

 
"A la carte" Düzeninde
Yuvarlak Masa Düzeninde
Kokteyl Düzeninde
Armada Teras 150 300 400
Kapalı Teras 100 150 200
Armada Salon -- 300 400

 

Toplanıyoruz, Toplanıyorsunuz, Toplanıyorlar...

İş iletişimi, toplumsal sorumluluk, dostluk, uluslararası etkinlikler, kültür-sanat ve benzeri amaçlarla toplantılarını Armada'da düzenleyerek "Toplananlar" ne diyor?

- “Armada’da kendimi evimde gibi hissediyorum. Aralarda kaçıp Havuzlu Kahve'deki kaplumbağaları seyrediyorum. Meditasyon gibi tıpkı, burası bana huzur veriyor...”

- “…Bir taraftan Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı, diğer taraftan Sultanahmet Camii ve Ayasofya Manzarası ile çevrili Teras’ınızda öğle yemeği yemek, beni toplantı stresinden uzaklaştırıyor...”

- "Ev Yemekleri Menü ’nüz harika. Sanki annemin yemekleri... Türk mutfağının seçkin ev yemeklerini sadece evimde yiyebileceğimi düşünürdüm oysa...”

- "Aradığım o Türk çayı tadını ne kadar özlemişim. Havuzlu Kahve'nizdeki Çay Ocağı sanırım çay demlemenin püf noktasını çok iyi biliyor. Yabancı konuklarımız ise bitki çaylarına bayılıyor. Çini fincanlarda Türk Kahvesi içebilmek de ayrı bir zevk...”

- “Toplantı aralarında, Kaşarlı simit, peynirli mini su börekleri ve tarifini ancak anneannelerimizin bildiği kurabiyelerden ikram etmeniz, bana geçmiş zamanlarda kalan, kimlikli aile buluşmalarımızı hatırlattı...”

- “Geleneksel ortamınızda çağdaş teknolojik araç-gereci unutmamanız işimizi çok kolaylaştırıyor. Tüm salonlar ve Havuzlu Kahve'deki kablosuz Internet erişimi gerçekten harika...”

- “Tarihi merkeze bu kadar yakın bir yerde toplantı düzenlemek özellikle yabancı konuklarımız olduğunda çok işimize geliyor. Toplantı aralarını biraz uzunca tutup, onlara turistik gezi de yaptırıyoruz. Buna zaman yoksa onları Teras’a çıkarıyoruz, Sultanahmet ve Ayasofya’yı aynı karede resimlemeye bayılıyorlar…”